ABDEST VE BOY ABDESTİ(GUSÜL)
Kuran’da abdest, sadece ve sadece namazın bir şartı olarak anlatılır.
Ayrıca camiye girerken, Kuran okurken, namaz dışındaki her hangi bir
ibadet için abdestin, ve de boy abdestinin (gusül) alınmasına ihtiyaç
yoktur. Kuran’da abdest ve boy abdesti birazdan vereceğimiz iki ayette
geçer. Bu iki ayet dışında Kuran’da abdest ve boy abdesti ile ilgili
hiçbir ayet yoktur. Yani abdest ve boy abdestinin ne yapmamız için
gerektiği, ne zaman gerektiği, su olmazsa ne yapılacağı sadece bu iki
ayetten anlaşılacaktır.
Ey iman edenler! Namaza kalktığınızda; Yıkayınız: yüzlerinizi
ve dirseklere kadar ellerinizi. Sıvazlayınız: başınızı ve topuklara
kadar ayaklarınızı. Eğer cünüp iseniz temizlenin. Eğer hasta veya
yolculukta iseniz, veya biriniz ayak yolundan geldi ise, ya da
kadınlara dokunduysanız, ve de su bulamamışsanız: Temiz bir toprakla
yüzünüzü ve ellerinizi sıvazlayın. Allah size zorluk çıkarmak istemez.
Allah sizi temizlemek ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak istiyor.
Umulur ki; şükredersiniz.
5- Maide Suresi 6
Ey iman edenler! Sarhoş iken ne söylediğinizi bilinceye
kadar, cünüp iken de -yolculuk hali müstesna- yıkanıncaya (gusül
edinceye, boy abdesti alıncaya) kadar namaza yaklaşmayın. Eğer hasta
veya yolculuktaysanız, biriniz ayak yolundan gelmiş, yahut kadınlara
dokunmuş da su bulamamışsanız, temiz bir toprakla teyemmüm edin:
Yüzlerinizi ve ellerinizi sıvazlayın. Allah affedici, bağışlayıcıdır.
4- Nisa Suresi 43
Şimdi sorularımızı sorup bu iki ayete göre cevap verelim:
1) Abdest ve Boy Abdesti Niçin Lazımdır?
Ayetlerden açıkça anlaşılıyor ki; abdest de, boy abdesti de bir tek
namaz için lazımdır. 5-Maide Suresi 6. ayetin başında abdestin namaz
için alınması gerektiği söylenir. 4-Nisa Suresi 43 ayette de cünüp
olanın yıkanmadan namaz kılamayacağı anlatılır.
2) Abdest Ne Zaman Alınır?
İki ayetin de son kısımlarına dikkat ederseniz, bize suyun gerekli
olup da suyu bulamadığımız hallerde ne yapmamız gerektiği açıklanır.
Suyun bize gerekli olduğunun açıklandığı hal ile, abdesti neyin bozduğu
da açıklanmıştır. Burada “ayak yolundan geldiğinizde” diye çevirdiğimiz
ifade bize abdestin ayak yolundan gelince alınması gerektiğini
göstermektedir. “Ayak yolu” diye çevirdiğimiz kelimenin Arapça’sı
“gait”tir. Arapça bu kelime “çukur yer” anlamında olup, “ayak yolu,
tuvalet” kelimelerine karşılık gelmektedir.(Kelimeyi “tuvalet” diye
çevirmedik çünkü; “tuvalet” günümüzde küçük ve büyük tuvalet dışında
başka amaçlarla da kullanılan bir yerdir. Oysa “ayak yolu” ile
kastedilen yer, sırf bu iş için kullanılır.) Yani abdestin çukur
yerlere yapılanlardan sonra alınması gerekmektedir. Bunun dışında tarif
edilen hiçbir şeyle, ne kanın akması, ne deve eti yenmesi abdesti
bozmaz. Ayetten abdesti neyin bozduğu açıktır. Kişiler “ayak yolunda”,
çukur olan yere ne yapıyorsa abdesti o bozar.
3) Boy Abdesti (Gusül) Ne Zaman Alınır?
“Abdest” ve “boy abdesti” Farsça’dan Türkçe’ye geçen kelimelerdir.
Kuran’da geçmezler. “Boy abdesti” diye kastettiğimiz Kuran’da geçen
cünüp olunca gerekli olan yıkanmadır. “Gusül” zaten Arapça “yıkanma”
demek olduğu için “boy abdesti” yerine Türkçe “gusül” veya “gusül
abdesti” diyenler olmuştur. Suyun gerekli olduğu diğer halin iki ayette
de “kadınlara dokunma” olduğu söylenir.(Arapça’da da Türkçe gibi
deyimler vardır. Türkçe’de de “kadınlarla beraber olma” “aynı odada
yalnız kalma” anlamında değil “cinsel ilişkiye girme” anlamında
kullanılır. “Kadınlara dokunma” ifadesi de Arapça’daki aynı manaya
gelen bir deyimdir.) Yani boy abdesti kadınlarla cinsel beraberlikten
sonra alınır. Zaten cünüp olunduğunda boy abdesti alındığını
söylemiştik. Cünüplük, “cenb” kökünden türemiştir. Bu kelimenin kökünde
“yakında olma, beraberlik” manaları vardır. Buna göre “cenabet” terimi
beraberliğin en ileri seviyesi olan birleşmenin sonucuna ad olmuştur.
Ayetin içinden boy abdestinin ne zaman alınması gerektiğine dair
vardığımız sonucu “cünüp” kelimesinin manası da doğrulamaktadır. Cinsel
bir birleşme dışında, şu şu hallerde boy abdesti almanın vacip (farzla
sünnet arası, farza yakın uygulama) veya sünnet olması da Kuran’da
yoktur. İsteyen istediği zaman, rahat ettiği zaman boy abdesti alır,
fakat Kuran’dan çıkmayan bir hüküm ne farz, ne vacip, ne sünnet, ne de
her hangi başka bir başlıkla kimseye yüklenemez. 5-Maide Suresi 101.
ayetinde açıklanmayan her şeyin affedildiği söylenmektedir. Bu yüzden
Kuran’da açıklanmayan her hususta serbest olduğumuz dışında hiç kimse
bu açıklanmayanlara ilave bir cevap aramasın.
4) Abdest Nasıl Alınır?
5-Maide Suresi 6. ayetin başında abdesti nasıl almamız gerektiği
anlatılır. Bu anlatımda “yıkayın” fiilinin ardından “yüz ve dirseklere
kadar elleri” ifadesi geçer, “sıvazlayın” fiilinin ardından da “baş ve
topuklara kadar ayakları” ifadesi geçer. Biri size “yıkayın banyoyu ve
mutfağı, silin salonu ve antreyi” derse ne anlarsınız, antrenin
yıkanması gerektiğini mi yoksa silinmesi gerektiğini mi? Herkes
antrenin silinmesi gerektiğini anlar. Fakat Sünni mezhepten olanların
hepsi ne hikmetse “sıvazlayın” fiilinden sonra geçen “ayakların”
sıvanması yerine “yıkanması” gerektiğini savunmuşlardır. O zaman
ayetteki bu ifade neden “yıkayın” Fiilinden sonra geçmiyor? Ayette
yukarıdan aşağı yapılacağının söylendiğini, sıvazlamanın ara izah
olduğunu ve bir tek başın sıvazlanması gerektiğini söylemek de mümkün
değildir. Çünkü ayette önce yüz ve ellerden bahsediliyor, sonra başa
çıkılıp, sonra aşağı ayaklara iniliyor. Bu yüzden ayakları topuklara
kadar sıvazlamayı “yıkayın” fiiline göndermenin hiçbir mantığı yoktur.
Bu düşünce uydurma Sünni hadislerinden türemiştir. Oysa Şiiler’deki bir
çok hadise göre ayaklar elle sıvazlanır. Amacımız hadisleri hadislerle
çürütmek değil, fakat Kuran’ı yeterli görmeyenlerin hadiste bile keyŞ
davrandıklarını göstermektir. Süleyman Ateş birçok sahabenin de
ayaklarını sıvazlamayla yetindiğini belirttikten sonra ayetin
Arapça’sından anlaşılanı şöyle açıklar: “Yüce Allah abdestte vücudun
iki temel uzvunun yıkanmasını emretmiştir ki; bunlar yüz ve kollardır.
İki uç uzvun da sıvazlanmasını emretmiştir ki; bunlar da baş ve
ayaklardır. Yıkayınız Fiilinden sonra iki tümleç getirmiştir. Bunlar
yüz ve ellerdir. Demek ki yüz ve eller yıkanacaktır. Sıvazlayınız
Fiilinden sonra da iki tümleç getirmiştir, bunlar da baş ile
ayaklardır. Demek ki bunlar da sıvazlanacak uzuvlardır. Ayette bu
manayı son derece güçlendiren ince bir nokta vardır. Kuran-ı Kerim’de
her kelime birbiriyle son derece uyumlu ve mütenasiptir. Şimdi
“yıkayınız” Fiilinden sonra gelen iki tümleçten ilki nasıl tek bir
uzvu, ikincisi iki uzvu (yani iki eli) gösteriyorsa, “sıvazlayınız”
Fiilinden sonra gelen iki tümleçten de birincisi bir tek uzvu, ikincisi
iki uzvu (iki ayağı) göstermektedir.“ (Süleyman Ateş, Kuran
Ansiklopedisi, 1. cilt, Abdest bahsi).
Kısacası abdestte yüz ve dirseklere kadar eller yıkanır, baş ve
topuklara kadar ayaklar sıvazlanır, ayrıca da bir şey gerekmez. İsteyen
ağzını ve burnunu çalkalar, üç parmakla ensesini sıvazlar, ayaklarını
topuklarıyla birlikte yıkar, her uzvunu yıkayışta Arapça dualar okur.
Fakat bunları yapan bilsin ki bunların abdestle alakası yoktur. Abdesti
Allah, Kuran’da açıklamıştır ve bunlar o açıklamada yoktur.
5) Boy Abdesti Nasıl Alınır?
Boy abdestinin cünüp iken alınması gerektiğini daha önce
söylemiştik. Cünüpken ne yapmamız gerektiği iki kelime ile anlatılır.
5-Maide Suresi’nde “tahare” kelimesi “temizlenmek”, 4-Nisa Suresi’ndeki
“gasâle” kelimesi “yıkanmak” demektir. Boy abdesti için şuradan şuraya
kadar yıkanın, ağzınızı, burnunuzu üçer kez çalkalayın, toplu iğne başı
kadar kuru yer bırakmayın, sağ omzunuzdan başlayarak üçer kez su dökün
ifadeleri geçmez. Böyle sınırlamalar olmadığından “gasâle” kelimesinden
sadece “yıkanmak” anlaşılır.
“Tahare” kelimesi ile de bu yıkanma işleminde kirlerden arınmanın
önemi anlaşılır. Bunu yerine getiren boy abdesti almış olur. Bir anne
beş yaşındaki çocuğuna “Yıkan” dese, o çocuk bunu anlayıp yıkanır. Oysa
koskoca adamlara “Yıkan” deniyor, fakat onlar “Nasıl yıkanıcam? Toplu
iğne başı kadar kuru yer kalırsa ne olur? Önce hangi omuzuma su
dökücem?” diye sorup Allah’ın ayetini anlamıyorlar. Üstelik bu
anlamamanın kendi anlayışsızlıklarından kaynaklandığını da
anlamıyorlar. Bir de Allah’ın kitabını eksik ilan edip, bu garip
soruların açıklandığı kitapları dinin tam ve eksiksiz kaynağıymış gibi
rehber ediniyorlar.
6) Su Bulunamazsa Ne Yapılır?
Normalde bir insanın su bulamama ihtimali çok azdır. Kuran’ın bu
durumu açıklaması Kuran’ın gereğinde nasıl tüm detayları verdiğinin bir
delilidir. Tüm bu durumlarda kişi suyun eksikliğini temiz bir toprağa
teyemmüm ederek giderir. Temiz toprağa eller sürülerek yıkanamayan yüz
ve eller sıvazlanır. Böylece namaza hazırlık suyun olmadığı zaman da
sağlanmış olur.
Her iki ayetin de sonunda geçen Allah’ın bize güçlük çıkarmak
istemediğine, bağışlayıcılığına, affediciliğine dair ifadeleri abdesti
ve boy abdestini bir sürü gereksiz detaylar ve zorluklara boğanlar
lütfen tekrar okusunlar.
by lazkoilhan

Yorum yap