fav. | | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Türkiyenin En Bilgi Verici Dini Sitesine hosgeldiniz,Dini Bilgiler ,dini makaleler // namazvebiz.bloggum.com

Dini konu ve ilahiler dini videolar ibretlik görüntüler,din,fıkıh,hadis,ibadet,ibretlik olaylar,ilmihal,islam,islam kent,islami site,islami sohbet,islamiyet,kuran,namaz,oruc,oruç,sünnet,tefsir,zekat

 

Hayber Gazvesi

 Hz. Peygamber’in hicretin 7. yılında fethettiği, Şam-Medine yolu üzerinde Medine’nin 150 km. kuzeyinde Yahudilerin oturduğu bir yerleşim merkezi. Hayber Yahudi dilinde kale demek olup burası aynı zamanda hurma ve tahıl merkezidir. Kalesinin yedi burcu vardır. Bunlar NAim, Kamus, Şık, Netah, SülAfim, Vatih ve Ketübe’dir (İbn Sa’d et-TabakAtü’l-KübrA II,106) Hz. Peygamber Hayber Yahudilerinin Medine’ye karşı müşriklerle ittifak halinde olmaları ve pek çok Yahudi kabilesi’nin burada toplanmasından dolayı Hudeybiye musalahasından sonra Hayber’i fethetmek üze re hazırlıklara başladı (Vakıdü, Kitabü’l Meğazü, II, 441-442, İbn HişAm, es-Siretü’n-Nebeviyye, III, 201)

Hz. Peygamber, bu cihad hareketi için sadece cihada rağbet edenlerin katılmasını emretti. Medine’de Siba’ b. Urfuta’yı vekil bıraktı. Eşi Ümmü Seleme’yi yanına alarak 1400 yaya, 200 süvari ile yola çıkarken; “Biz buranın hayrını isteriz” buyurmuştur. Rasulullah Medine’den hareket ettikten sonra Hayber ile Gatafan kabilesi arasına karargahım kurdu. Sabaha kadar burada bekledi (İbn HişAm, es-Süre, III/343). Gatafanlıların Hayber’e yardımını engellemek için burada konaklamış bulunuyordu. Hayberliler sabaha kadar, müslümanların gelişinden haberdar olmamışlardı. Sabahleyin kalelerinin kapısını açtıklarında; “Muhammed gelmiş ve günlerden de cumartesidir” diyerek kalelerine tekrar döndüler. Yahudiler mukaddes günleri olduğu için cumartesi günü muharebe etmezlerdi. Rasulullah bunu görünce; “Allahu Ekber, Hayber harab oldu” buyurdu (İbn Sa’d, et-Tabakat, II,106). Müslümanların bu muharebede beyaz renkli sancağını da Hz. Ali taşıyordu. Bu gazvede müslümanların kullandıkları parola; “YA Mansür, Emit, Emit” “Ey Allah’ın galip kıldığı müslüman asker öldür öldür’ idi (İbn Sa ıt, II,106, İbn HişAm, III, 347).

Hayber’in fethi, NAim kalesi ile başladı. Burada Mahmud b. Mesleme atılan taşla şehit oldu. Sonra Kamus kalesi ele geçirildi. Daha sonra, Vatüh, SülAlim, Şık, Netah ve Ketüba kaleleri alındı. Bu kalelerin ele geçirilmesinde şiddetli çarpışmalar oldu. Müslümanlardan yirmi beş kişi şehid olurken, Yahudilerin kaybı doksan üç kişi oldu. Hayber’in ileri gelenlerinden Useyr, YAsir, Emir ve KinAne b. Ebi’l-Hukayk ve kardeşi öldürüldü (İbn Sa’d, II, 107).

Müslümanlar bu gazvede pek çok esir aldılar. Ancak Hayber halkı esirlerinin iadesini, kendilerinin de affedilmesini istediler. Rasulullah da bunu kAbul etti. Yahudilerin ileri gelenlerinden Huyey Ahtab’ın kızı Safiyye de esirler arasında idi. Rasulullah Hz. Safiyye’ye ailesinin yanına dönmeyi teklif ettiği halde Safiyye, müslüman olarak Hz. Peygamber’e eş olmayı tercih etti. Hz. Safiyye Hayber gazvesinden önce KinAne b. Rabia ile evlenmişti. İlk gece, gördüğü bir rüyayı KinAne’ye anlatmış O da; “Sen ancak Muhammed’i istiyorsun” diyerek yüzüne bir tokat vurmuştu da, gözü morarmıştı. Safiyye’nin Hz. Peygamber ile evlendiği zaman hAlA bu morluğun izi vardı. Nitekim Rasulullah’ın bunu sorması üzerine eşi de bu hadiseyi ona anlatmıştır (İbnü’l-Esür, el-KAmil, II, 221)

Bu muharebe sonunda Zeynep bint el-HAris, Rasulüllah’a zehirli bir koyun ikram etti. Rasulullah ondan bir parça aldı, ancak yutmadan koyunun zehirli olduğunu bildirdi. Kadın çağırıldı, suçunu itiraf etti ve şöyle dedi:

“Gerçekten Peygamber isen, sana bundan haber verilir, eğer hükümdar isen senden kurtulmuş oluruz.” Ancak Bişr b. BerA bundan aldığı lokma ile zehirlenerek vefat etti. Bunun üzerine kadın Bişr’e kısas olarak öldürüldü. Rasulullah son hastalığında dahi Hayber’de aldığı bu lokmanın tesirini hissettiğini beyan buyurmuştur (İbnü’l-Esür, el-KAmil, II, 222).

Bu gazve sonunda Hayberlilerin hayatlarının korunması, çoluk ve çocuklarının serbest bırakılması şartıyla Hayber’den çekilip gitmeyi ve topraklarını, altın ve gümüşlerini, üzerindekiler hariç, elbise ve silAhlarını teslim etmeyi, hiç bir şey saklamayacaklarını kabul etmek şartıyla Hz. Peygamber ile sulh andlaşması yaptılar. Rasulullah da Hayber arazisini, ashabı arasında taksim etmişlerdi. Ancak Yahudilerin; “Biz toprağı işlemeyi ve hurma yetiştirmeyi biliriz, bizi yerimizde bırak” demeleri üzerine Hz. Peygamber, onları kendi mülklerinde yarıcı olarak çalışmalarına ve orada kalmalarına izin vermiştir (el-BelAzürü, Fütuhu’l-BüldAn, Çev: Mustafa Fayda, Ankara 1987, s. 88). Bu duruma göre çoluk ve çocukları bağışlanmış, araziler elde edilen mahsulün ikiye ayrılması suretiyle onlara bırakılmıştı. Buna mukabil hiç bir mal saklanmaksızın teslim edilecekti. İşte KinAne b. Rabi’ bu andlaşma hükümlerine uymadığı, iAdesi gereken malları sakladığı ve Mahmud b. Mesleme’nin ölümüne sebep olduğu için öldürülmüştür (İbn HişAm III, 351). Ayrıca yapılan bu andlaşmaya göre Rasulullah onları Hayber’den istediği zaman çıkaracaktı (Ebu DAvud, HarAc, 24).

Hayberliler, Hz. Peygamber’in irtihalinden sonra da Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer zamanına kadar belirlenen usul ile yancı olarak orada kalmaya devam ettiler. Bu arazilerin gelirlerin toplamak işi ile, Hz. Abdullah b. RavAha görevlendirilmişti. Ancak Hz. Ömer zamanında aralarında zinAnın çoğalması, müslümanlara kArşı iyi davranmamaları, Hz. Ömer’in oğlu Abdullah’a suikast girişiminde bulunmaları ve müslümanların Hayber toprağını işletecek duruma gelmeleri üzerine yahudiler Hayber’den Şam’a sürülmüşlerdir (el-BelAzürü, a.g.e, s. 38-40; YAkut el-Hamevü, Mu’cemü’l-BüldAn, Hayber mad.) Yahudilerin Hayber’den çıkarılmalarına Rasulullah’ın “Arabistan’da iki dinin bir arada olmayacağına dAir” hadisinin de sebep olduğu rivayet edilmektedir (İmAm MAlik, Muvatta’, Medine 17-19; İbn Hanbel, Müsned VI, 275). Hz. Ömer, Yahudileri Hayber’den çıkardıktan sonra Hayber arazisini daha önce Rasulullah’ın taksim ettiği ashaba ve ailelerine dağıtmıştır.

 
 

Yorum yap