ALEVİ: (ALEVİYYE)
Aleviler dünyanın bir çok ülkelerin çeşitli medeniyet ve kültürlerde
yaşam biçimlerde yaşayiş külürlerine sürdürmekteler. Yaşayiş yaşantı
kural ve kanunları İslam sentezisi içinde (Câfer’idirler.)
Onun içinde İmam Ali ( a.s. ) anlatırken Hz.Peygamber’in, Hz. Ali’nin
soyunu ve Alevi kimliğini ele almamız lazım gelecek.Yine Ehli sünnet
velcemaat kaynaklarından ve İslam ansiklopedilerinden ve daha değişik
kaynaklardan belgeler getireceğiz.
ALEVİYE :
Hz.Ali’ye nisbet edilen bir tarikat.
Süfilere göre Hz.Peygamber ilk dört halifeye değişik usullerle zikir
telkinin de bulunduğu için her birine birer tarikat nisbet edilmiştir.
( Bir sefer bu konu ile ilgili gerçekle her hangi bir bağlantısı
yoktur. Bunu ilerde kanıtliyacağız. Dört halife hakkında gerçek değil
dir. Hiç bir zamanda gerçek olmamiştır. Ayreten bu konuyu detaylığıyla
işleyeceğiz,ve duracağiz ). Daha sonra ortaya çıkan tarikatlar bu usullere göre zikirlerine yön ve şekil vermişlerdir. (
Hz. Peygamber’e sorulduğunda sizin vefatınızdan sonra Ümmetin durumu ne
olacak; Hz. Peygamber ( s.a.v. ) kendilerine hitaben şöyle
buyurmuşlardır.Benim ümmetin yetmiş üç fırkaya bölünecek bunların
içinde sadece bir firkası bana ulaşacak. Bu fırkada İmam Ali a.s. dir.
diye buyurmuştur. Tarikatlar ve mezhepler hakında Resulullah’ın
hadislerinden herhangi bir belge yoktur. ) Tasavvuf tarihinde
Sıdıkkıyye, Ömeri’yeye, Osmaniy’ye ve Aleviy’ye adı verilen
tarihkatlardan önem kazanmiştır, genellikle hafi zikri esas alan
tarikatların Hz.Ebu Bekire cehri zikri ( bk.Zikir ) benimseyenlerin ise Hz.Ali’ye mensupolduklarına inanılmiştır.
Tekrarlamak gerekirse zikir elinin Hz.Ali ile herhangi bir
bağlantıları yoktur ve öyle bir bağlantıda bulunmamıştır.İmam Ali’nin
hukuk ilmi felsefi,tarih , astromomi işleriyle uğraşirken kendilerine
böyle çirkin şeyler mal edilmiştır. Emevilerin arap milliyetçileri
oldukları aklı selim her kes tarafından bilinmektedir. Ömer b.Hatab
tarafından İslam yönetmenliğine getirilen Maviye, arap milliyetçiliğini
tekrar canlandırması için babaları olan Ebu Süfyan’nın taktiklarini
tekrar yönetmenliğe geçirmiştir.Ali ve Ali evlatlarına mimberlerde
küfür ettirmiş ve arap milliyetçiliğini tekrar canlandirmiştir.Ayreten
bu konular tekrar tekrar işlenecek islami alem bunları nefretle
öğrenecektir.Arap milliyetçiliğine karşılık Hz.Ali ve Aleviyye
milletçiliği meydana getirmek istemiştır.Bunlar İslam sentezisi için
kendi başlarına bir ekol,dur.Bu ekol,ları işleme zamanları geldiği
zaman detaylığıyla ele alınacak ve işleme konunalcaktır.
Hz.Ali ve soyunun yer aldığı tarikat silsilelerine “Silsilstü’z-
zeheb”(altın halka)adı verilmektedir. Bu tür silsilerde şu isimler yer
alır:Hz.Ali Hz. Hüseyin, Zeynelâbidin,Muhammed Bâkır,Câfer
es-Sâdık,Musâ el-Kâzım,Ali er-Rızâ, Mârüf-i Kerhi,Seri es- Sakati,
Cüneyd-i Bağdâdi,Ebu Ali er-Rüzbâri, Ebü Ali el-Kâtib,Ebü Osman
el-Mâğribi, Ebü’l- Kâsım el-Gürgâni,Ebü Ali el- Fârmendi,Yüsuf-i.Bu
silside yer alan ilk yedi şahıs, isnâaşeri ve Câ’fer Şiiler’inin de
kabulettikleri on iki imamın ilk yedisidır.
(Bir sefer bu belgeler insanlık bağlantısı ile hiç bir
gerçek yanı bulunmiyan bir yalan zinciridir.Bu hem Kurân’a, hemde
Hz.Muhammed’e büyük bir iftiradır. On iki imam,lar kimlerin oldukları
bir zât Hz.Muhammed tarafında söylenmiştır ki onlarıda belgeleriyle
sergiliyeceğiz.Bir sefer Hz.Peygamber on iki imam hakkında tam olarak
6207 hadisi şerif nakl etmiştır.Bu hadisleride künye belgeleriyle
vereceğizki bir ibret olsun. Haririzâde,Haddâdiyye ve Ayderüssiyye tarikatlarını Aleviyye’nin kolları olarak zikeder(bk. Tibyan,1,vr.31a) Bunlardan Abbâdiyye Abdullah b. Muhammed el-Abbâd’a (ölümü bilinmemektedir.) Haddâdiyye Abullah b. Alevi el-Haddâd’a ( ölümü 1132/1720. ) Ayderüsiyye Abdullah b . Ebu Bekir el-Ayderüs’a ( ölümü 914/1508 ) nisbetedilir. Reşahât
Tercümesi,s.13-14; Zebidi,ikd,s.116; a.mlf., ithâfü’l-aşfiyâ,
s.221;Harizizâde Tibyan,1.vr
23a-32b-274b-275b-290a;Tomar-Melâmilik,s.23;Tomar-Kadiriyye,
s.10;Tomar-Halvetiyye, s.2;Mehmet Ali Avni,Tasavvuf Tarihi, İstanbul
1341,s.199-200;Kâmil Mustafa eş-Şeybi,eş-sila beyne’t tasavvuf
ve’t-teşşeyyu, Kahire 1969, s.438.
Ehil Olmadıkları Halde İmamlık İddiasında Bulunan
Kimseler, İmamları veya Bazısını İnkâr Edenler , Ehil
Olmayan Kimselerin İmamlığını Savunanlar İsbatı Konusu :
Çalışmalarımızın başında belirttiğimiz gibi ele alınan konuların
belge ve kaynaklara dayandırarak yapılması sağlıklı olacağından şüphe
duyulmamakla beraber insan felsefesi açısından da önemlidir. Bizde bu
ilkeleri çiğnemeden belge ve kaynakların ön sırada oluşturlmasını bir
görev bildik.
Alevilik kavramlarının oluşması ve İmamlarının kimliklerinin
oluşması iki ayrı kavram olarak görmek zorundayız. Çünkü ikisi de
kavram olarak aleviliği oluşturur. Açıkçası ikiside alevidirler. Sadece
burda benimsenecek konunun Alevilerde 12 İmam’larının kimlerin
olması gerekliliğinin olmasıdır. Her Alevinin ben İmamlık idasında
bulunacağım demesi de hiç bir zaman olmamıştır. Tamin ederimki bundan
sonra da bu gibi iddialarda bulunanlarda olmiyacaklardır.
Şimdi ise elimize İslam Ulemasında ön saflarını oluşturan ve Ehl-i
Sünnet alimlerininde bu eserden faaiz alan ve kendi hak mezhepleri
dedikleri imamlarınında öğretmeni olan ” İmam Cafer sadık ( a.s. )’ın Usul-u Kâfi ” kitabının 1 .nci cildinin 555 c. Sayfasındaki Alevilerle bağlantılı olan meselelerini konu edineceğiz.
Serve b. Kuleyb şöyle rivâyet etmiştir : Ebu Cafer (
Muhammed Bâkır aleyhisselâm )’a ” Kıyamet günü , Allah hakkında yalan
söyleyenlerin yüzlerinin karardığını görürsün .” ( Zümer . 60 ) âyetinin anlamını sordum, buyurdular ki : ” Burada İmam olmadığı halde ” Ben İmam’ım diyen ” kimse kastedilmiştir.” Dedimki : ” İmamlık iddiasında bulunan kimse , Alevi olsa da mı ? ” ” Alevi olsa da ” buyurdu. Dedim ki : ” Yani Ali b. Ebu Talib ( a.s. )’ın soyundan olsa da mı ?” Öyle olsa da dediler. Bundan
da anlaşılıyor ki sorulan sorulara ve verilen cevaplarının İmamet
hakkında insanların kendilerince beğendikleri ve sevdikleri kimseleri
imam olarak tayın edemezler. Eğer bunlar Alevi dahi olsalarda.
Fudayl , Ebu Abdullah ( İmam Cafer Sadık aleyisslâm )’dan şöyle rivayet etmişir : İmamete ehil olmadığı halde imamlık iddiasında bulunan kimse kâfirdir.
Hüseyin b. Muhtar şöyle rivayet etmiştir ki : Ebu Abdullah imam ( Cafer Sadık aleyisselâm )’a dedim ki : ” Sana kurban olayın . ” Kıyamet günü, Allah hakkında yalan söyleyenlerin yüzlerinin karardığını görürsün ” ( Sümer süresi : 60 . )
âyetiyle ne kastedilmiştir ? ” Buyurdular ki : ” İmam olmadığı halde
imamlık iddiasında bulunan herkes kastedilmiştir.” Dedim ki : ” Fâtımî- Alevi ( Fâtıma Selamullahi aleyha’nın, Ali aleyhisselâm’ın soyundan gelenler. ) biri olsa da mı ? ” Fatımî ve Alevî olsa da evet buyurdular.
Tabii ki bu gibi konuların derinliklerine inilmesi gerekir inancını
taşıdığımızı söylemeden geçmek olmaz söylerken zamanımızın
kısıtlığından dolayıda bu konuyu fazla derinleştirmekte istemiyoruz.
İbni Ebu Ya’fur, Ebu Abdullah ( Cafer Sadık aleyhisselam )’dan
şöyle rivayet etmiştir : İmamın şunları söylediğini duydum : ” Allah
kıyamet günü , şu üç kişi ile konuşmaz, onları arındırmaz ve onlar için
acıklı bir azab vardır. 1 ) Böyle bir yetkisi olmadığı halde imamlık iddiasında bulunan kimse . 2 ) Allah tarafından belirlenen imamı inkâr eden kimse . 3 ) Bu
ikisinin İslam’da yerinin olduğuna inanan kimse. ” Bu gibi meselelerin
genel kaynakları Hz. Muhammed ( s.a.v. )’ın hadislerinden kaynaklandığı
bir gerçeğidir ki, Ehl-i Sünnet Ulemasında bazı mezhep Şeyhleri
kendilerini imamlık makamında bulmamışlardır. Bunun dışındaki
insanların veya da halifelik makamlarını temsil edenlerinse yerinin
artık ne ve neresi olduğunu varın siz düşünün.
Velik b. Sabih şöyle rivâyet etmişlerdir : Ebu Abdullah İmam ( Cafer Sadık aleyhisselâm)’ın şöyle
dediğini duydum : ” Bu imamet işini iddia eden kimse , gerçek imam
değilse, Allah onun ömrünü keser. ” Ve yine aynı kaynaklardan başkaları
rivayetlerini şöyle sürdürmektedirler .
Talha b. Zeyd , Ebu Abdullah ( İmam Cafer Sadık aleyhisselâm )’dan
şöyle rivâyet etmiştir. ” Bir kimse , Allah tarafından imam tayin
edilen bir kimseye, Allah tarafından imam tayin edilmeyen bir kimseyi
imamlıkta ortak ederse , Allah’a gerçektende ortak koşmuş olur. Bunun
adı da açıkçası şirk’tir.
Muhammed b. Müslim şöyle rivayet etmişlerdir : Ebu Abdullah ( İmam Cafer Sadık aleyhisselâm )’a dedim
ki : Adamın biri bana şöyle dedi : ” Sen son imamı bil , ilk imamı
bilmemenin sana bir zararı olmaz.” Bunun üzerine şöyle buyurdular : ”
Allah o adama lânet etsin. Ben ona buğzediyorum ve onu tanımıyourm. İlk
imamı tanımadan son imamı tanımadan mümkün olabilir mi ?. .” Burdan da
anlaşılmaktadır ki Alevilerin bazılarında imamet hakkında veya
kendilerini dedelik makamına yerleştirip Alevilere imamın kendileri
olup veya Kur’an’da namaz ve oruç gibi şeylerin olmadığını
söyleyenlerin hiçbir insana yakışmadığı gibi de Aleviliğede yakışmaz
yaklaşımını vermektedirler.
İbni Müskan şöyle rivayet etmiştir : Şeyh ( şeyh’ten maksat
burada İmam Kâzım, aleyhisselâm’dır ” şeyh ” niteliği İmam Sadık
aleyhisselâm hakkında da kullanılmıştır : ancak İbn-i Müskan’ın İmam
Sadık ( a.s. )’dan aktardığı hadıs sayısı bir kaç taneyi geçmez. Ve
hatta bazılarına göre sadece bir hadis rivayet etmiştir. Şiâ ravileri
bazen takiye uyarınca imamlardan ” şeyh veya dede ” diye gibi lakapları
takarak itap etmişlerdir. ) İmamlar hakkında bir soru sordum. Buyurdular ki : ” Yaşayan imamlardan birini inkâr eden kimse , ölen imamları inkâr etmiş olur.”
Muhammed b. Mansur şöyle rivayet etmiştir : İmam Cafer Sadık aleyhisselâm’a ”
Çirkin ir hayasızlık işledikleri zaman : Biz babalarımızı bunun
üzerinde bulduk Allah bize bunu emretti .” De Ki : ” Allah çirkin
hayasızlığı emretmez. Allah hakkın’da bilmediğiniz bir şeyi mi
söylüyorsunuz ? “( A’raf . 28 ) âyetini sordum. Buyurdular ki
: ” Herhangi bir kimsenin , Allah’ın zina yapmayı veya içki içmeyi
yahut buna benzer bir haram işlemeyi emrettiğini iddia ettiğini gördün
mü ? ” . ” Hayır “ dedim. Dedi ki : ” öyleyse
Allah’ın kendilerine emrettiğini iddia ettikleri bu çirkin
hayasızlıktan maksat nedir ‘ ” Allah ve velisi daha iyi bilir. ” dedim.
Buyurdu ki : ” Bu âyet , imameti gasp eden zorbalıkla önderliyle ilgilidir. (
Burda kast ettiği ilk üç halife ve Ehl-i Sünnet’in imamet iddiasında
bulunanlar ve Alevilerde de dedelik postunda iddia edenleri olduğunu
söylemek istemiştir. ), İnsanlar , Allah’ın bunlara uymayı
emrettiğini iddia ederler ; ancak Allah böyle bir emir vermemiştir.
İşte Allah, burada onların iddialarını reddediyor ve Allah hakkında
yalan söylediklerini haber veriyor ve onların bu yaklaşımın çirkin,
hayasızlık olarak isimlendiriyor.” Ve daha sonra :
Muhammed b. Mansur şöyle rivâyet etmiştir : Sâlih bir kul olan İmam ( Musa b. Cafer Sadık aleyhisselâm )’dan : ” De ki : Rabbim , çirkin hayasızlığın açığını da gizliliğini de haram kılmıştır ” ( A’raf , 33 ) âyetini sordum . Buyurdular ki : ” Kur’an’ın bir açık ( zâhiri )’ İ, bir de gizli ( bâtın )’ i vardır.
Allah’ın Kur’an’da haram kıldığı şeylerin tümü açıktır. Bunlardan gizli
olanı zorbalık imamlarıdır. Allah’ın kitapta helâl kıldığı şeylerin
tamamı da açıktır. Bunlardan gizli olanı ise hak imamlarıdır. ”
Cabir şöyle rivâyet etmiştir : Ebu cafer ( Muhammed Bâkır aleyhisselâm)’a ”
İnsanlardan kimi de Allah’ı bir yana bırakarak bir takım eşler
edinirler. Onları, Allah’ı sever gibi severler . ” ( Bakara , süresi .
165 ) âyetini sordum. Buyurdu ki : Allah’a yemin olsun ki ,
burada kastedilen , falan ile falanın bağlıları , dostlardır. Bunlar ,
Allah’ın insanlara imam olarak belirlediği kişiyi, falanı ve falanı
imam edindiler. Bu yüzden Allah şöyle buyurmuştur : ” Keşke
zâlimler, azabı gördükleri zaman, bütün kuvvetin Allah’a ait olduğunu
ve Allah’ın azabının çok şiddetli olduğunu önceden anlayabilselerdi.
Uyanlar şöyle derler : Ah ! Keşke bir daha dünyaya geri gitmemiz münkün
olsaydı da şimdi onların bizden uzaklaştıkları gibi biz de onlardan
uzaklaşsaydık. Böylece Allah onlara , işlerni , pişmanlık ve üzüntü
kaynağı olarak gösterir ve onlar artık ateşten çıkamazlar . ” ( Bakara
, 165 - 167 ) Ardından Ebu Cafer ( a.s. ) şöyle dedi : Onlar, Allah’a yemin ederim ki, ey Cabir zulüm imamları ve taraftarlarıdır. ”
İbni Ebu Ya’fur şöyle rivâyet etmiştir : Ebu Abdullah İmam ( Cafer Sadık aleyhisselâm )’ın
şöyle dediğini duydum : ” Allah kıyamet günü şu üç kişinin yüzüne
bakmaz, onları arındırmaz ve onlar için elem verici bir azap vardır.
Kendisine böyle bir yetki verilmediği halde imamlık iddiasında bulunan
kimse. Allah’ın tayın ettiği imamı inkâr eden kimse. Bu ikisinin
İslâm’da yeri olduğunu ileri süren kimse . ”
GADİR-İ HUM KLİBİ
http://www.youtube.com/watch?v=o1Bgq-NzUWc
Canlar, bu klipte ?Gadir-i Hum? olayının resimlerle anlatımını, fon
müziği eşliğinde kesintisiz olarak izleyebilirsiniz. (süre : 6dk.)
Gadir-i Hum bayramı (18 zilhicce) tüm ehlibeyt dostlarına kutlu olsun.
Allah (cc) bizlere hep ehlibeyt?in nurundan faydalanmayı nasip etsin.
Allah (cc) Onların şefaatinden bizleri mahrum bırakmasın.
Amin, velhamdülillahi rabbil alemin.
Gerçekten cennet ehl-i olmak ve Hz. Muhammed (s.a.v.) ve Ehl-i Beyt muhabetinden faydalanmak istiyorsanız cennet’e giden tek yol www. Kuranveehlibeyt.com